Anasayfa » Risale-i Nur » Sayfa 16

Etiket: Risale-i Nur

Yedinci Lem’a

Yedinci Lem’a Sure-i Feth’in âhirindeki âyetin yedi nevi ihbar-ı gaybîsine dairdir. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ لَقَدْ صَدَقَ اللّٰهُ رَسُولَهُ الرُّؤْيَا بِالْحَقِّ لَتَدْخُلُنَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ اِنْ شَاءَ اللّٰهُ آمِنِينَ مُحَلِّقِينَ رُؤُسَكُمْ وَ مُقَصِّرِينَ لاَ تَخَافُونَ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا فَجَعَلَ مِنْ دُونِ ذلِكَ فَتْحًا قَرِيبًا ٭ هُوَ الَّذِى اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَ كَفَى بِاللّٰهِ شَهِيدًا ٭ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ اَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرَيهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلاً مِنَ اللّٰهِ وَ رِضْوَانًا سِيمَاهُمْ فِى وُجُوهِهِمْ مِنْ اَثَرِ السُّجُودِ ذلِكَ مَثَلُهُمْ فِى التَّوْرَيةِ وَ مَثَلُهُمْ فِى اْلاِنْجِيلِ كَزَرْعٍ اَخْرَجَ شَطْاَهُ فَآزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ وَعَدَ اللّٰهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَ عَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ مَغْفِرَةً وَ اَجْرًا عَظِيمًا Sure-i Feth’in bu üç âyetinin çok vücuh-u i’cazı vardır. Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan’ın on vücuh-u külliye-i i’caziyesinden ihbar-ı bilgayb vechi, şu üç âyette yedi-sekiz vecihle görünüyor. (Yedi vecihle Lemaatta izah edilmiştir.) On cihetten biri gaybdan haber vermesidir. Bununda bir vechi istikbalden haber vermesidir. […]

Beşinci ve Altıncı Lem’a

Beşinci Lem’a ______ {(1): Hazret-i Üstadımız Yirmidokuzuncu Arabî Lem’anın Altıncı Babının haşiyesinde bu iki cümle hakkında: “Bu iki mübarek kelâmın meratibi, ilimden ziyade fikir ve zikir olduğundan, Arabî zikredildi” diye beyanda bulunmaktadır. Bediüzzaman’ın Hizmetkârları} ______ حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ âyetinin gayet mühim bir hakikatını onbeş mertebe ile beyan edecek bir risale olacaktı. Fakat hakikat ve ilimden […]

Dördüncü Lem’a

Dördüncü Lem’a “Minhac-üs Sünne” bu risaleye lâyık görülmüştür. (“Mes’ele-i İmamet” bir mes’ele-i fer’iye olduğu halde, ziyade ehemmiyet verildiğinden bir mesail-i imaniye sırasına girip, İlm-i Kelâm’da ve usûl-üd dinde medar-ı nazar olduğu cihetle, Kur’ana ve imana ait hizmet-i esasiyemize münasebeti bulunduğundan cüz’î bahsedildi.) (Sual: Dördüncü Lem’anın ilk üç Lem’a ile münasebeti nedir? […]

Üçüncü Lem’a

Üçüncü Lem’a (Bu Lem’aya bir derece hiss ve zevk karışmış. Hiss ve zevkin coşkunlukları ise aklın düsturlarını, fikrin mizanlarını çok dinlemediklerinden ve müraat etmediklerinden bu Üçüncü Lem’a mantık mizanları ile tartılmamalı.) (Bu Lem’a insanın gayr-i meşru olarak kâinata kalben bağlanmasıyla oluşan manevi yaralarını o gayr-i meşru muhabbetlerin kalben terkedilmesi ile […]

İkinci Lem’a

İkinci Lem’a بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ اِذْ نَادَى رَبَّهُ اَنِّى مَسَّنِىَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ Sabır kahramanı Hazret-i Eyüb Aleyhisselâm’ın şu münacatı, (11.Şua 10. Mes’ele de geçtiği gibi Kıssadan yalnız bir hisse ve bir hikâye-i tarihiyeden bir ibret değil, belki bir küllî düsturun efradı olarak her asra ve her tabakaya hitab ederek taze nâzil oluyor.) hem mücerreb, hem tesirlidir. Fakat âyetten […]

Birinci Lem’a

Lem’alar بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ فَنَادَى فِى الظُّلُمَاتِ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ ٭ اِذْ نَادَى رَبَّهُ اَنِّى مَسَّنِىَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ ٭ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِىَ اللّٰهُ لاَ اِلهَ اِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ٭ حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ ٭ لاَ حَوْلَ وَلاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللّٰهِ الْعَلِىِّ الْعَظِيمِ ٭ يَا بَاقِى اَنْتَ الْبَاقِى ٭ يَا بَاقِى اَنْتَ الْبَاقِى ٭ لِلَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَ شِفَاءٌ [Otuzbirinci Mektub’un birinci kısmı; her zaman, hususan mağrib ve işa’ ortasında otuzüçer defa okunması çok faziletli bulunan mezkûr kelimat-ı mübarekenin herbirinin çok envârından birer nurunu gösterecek altı Lem’adır.] (Her zaman, hususan mağrib ve işa’ ortasında okunmasının sebebi o vakitler karanlık olduğu için insanın karanlıkta kalmış vaziyetlerini hatırlattırıp […]

İşarat-ı Gaybiye hakkında bir takriz

İşarat-ı Gaybiye hakkında bir takriz (Bu takriz Külliyatın sonunda yer almakla Risale-i Nur’un makbuliyetini gösteren bir mektubtur. Öncesindeki Risalelerle olan münasebeti; Otuzüçüncü Mektub Sözler mecmuasını içine almıştır. Otuzikinci Mektub Lemaat Risalesidir. Lemaat  Külliyattaki hakikatların çekirdek misal fihristinin çiçek almış vaziyetidir. Otuzbirinci Mektub Lem’aları, Lem’alar da Şuaları içine almıştır. Otuzuncu Mektub […]

Hakikat Çekirdekleri

Hakikat Çekirdekleri (Hakikat Çekirdekleri Külliyattaki mufassal hakaikın mücmel hülasasıdır. 1915 senesinde Eski Said tarafından yazılmıştır. Lemaat, Çekirdekler Çiçekleri Risale-i Nur şakirdlerine küçük bir mesnevî ve imanî bir divandır. 1917 Eski Said’in yeni Saide geçişi döneminde yazılmıştır. Arabî Mesnevî Mecmuası, Risale-i Nur’un bir nevi çekirdeği ve fidanlığı hükmündedir. Yeni Said’in en evvel […]

Otuzüçüncü Mektub

Otuzüçüncü Mektub Marifet-i İlahiyeye pencereler açan “Otuzüç Pencereli Risale” olup, bir cihette “Otuzüçüncü Söz” olduğundan Sözler Mecmuasında neşredilmiş, buraya dercedilmemiştir. Otuzüçüncü Mektub’un Otuzikinci Mektub ile olan münasebeti;  Otuzikinci Mektub da Külliyatın içinde tefsir edilen âyet ve hadislerin hakikatları çekirdeklerin çiçek açtığı gibi açılarak manzum tarzında gösterilmiştir. Otuzüçüncü Mektub da ise […]

Otuzikinci Mektub

Otuzikinci Mektub Kendi kendine manzum tarzını alan matbu’ “Lemaat” risalesidir. Aynı zamanda “Otuzikinci Lem’a” olup, “Sözler” mecmuasının âhirinde neşredilmiştir. Otuzikinci Mektub’un Otuzbirinci Mektub ile olan münasebeti; Otuzbirinci Mektubda bir kısım ayetlerin tafsilli bir surette tefsiri yapılmıştır. Otuzikinci Mektub da ise Külliyatın içinde tefsir edilen âyet ve hadislerin hakikatları çekirdeklerin çiçek […]